yelkenli.com
Rallileri
Şeker Rallisi: Resimli Öykü
Sn. Murat Yazgan'ın objektifinden:

Rallimiz o sıralarda yapımı sürmekte olan Yalıkavak Marina'da başladı...

Teknemizin su depolarını işte bu inşaattan doldurduk!

Mürettebat hazırlıkları yaparken kaptanlar keyif çattılar.

Hazırlıkları hep birlikte değerlendirdik!

Bilge havayı izlemenin önemini hemen anlamıştı.

Murat kaptanı Gündoğan'da kurduğu 'ıslak' dostluklardan Anıl kaptan kurtardı!

Gündoğan'dan uzaklaşmamıza en çok sevinen de Murat kaptan oldu, doğal olarak!

Pırasa adası artık dümen suyumuzda kalmıştı...

Ralli boyunca arkadaşlıklar pekişti!

Ne de olsa, göz görmeyince gönül katlanıyordu...

Özlem 'cadı' namını belgeledi!

Türkbükü'nde güneş açınca denize girmeyi düşünenler oldu...

...ve biri gerçekten 16ºC'lik suya girdi!

Haluk kaptan ve Beyhan bayram sabahında farklı sularda gibilerdi...

Gümüşlük'te lokanta seçmemiz zor olmadı: 'en sıcak olanı' seçtik!

Bu lagos'un yanında yatılırdı da ama biz yemeyi yeğledik!

Bu fotoğrafın çekilebilmesi uğruna şömine başından ayrılmayı kabul edenler oldu...

Anıl kaptan diğer bir kurtarma operasyonunda mürettebattan da yardım aldı...

...safra olarak ! :-)

Zorlu operasyon başarıyla sonuçlandı.

Kazazedeyi sağ salim teknemize ulaştırdık.

Patronunu 'hayatında biraz değişiklik yapmaya' ikna eden 'cadı', çok keyiflendi!

Özlem, bu rallinin bir de dönüşü olduğunu ve patronların her zaman haklı olduğunu kısa sürede anımsadı...

Kaptanlar da bulaşık yıkardı, fakat tarzları farklı olurdu.

Hava gri, güneş parlak idi...

Yaklaşan yağmurlardan kaçtık,

, uzaklaşan yağmurlara yöneldik.

Güneş açınca, seyir 'şeker gibi' oluyordu...

Apaz seyir trimi böyle oluyordu...

Tekne 10º'den fazla yatınca 'ay!ay!ay!' sinyali veren bir klinometremiz vardı: Beyhan.

Güllük Corinthia otelde keyiflendik,

Beş yıldızlı bir otelin barında çorap ve ayakkabı kurutmak keyifli oluyordu!

Liman içinde gece 34 knot rüzgarı yediğimizde, Türkbükü belleklerimizde böyle kalmıştı...

Fakat sabah güneş doğunca, Türkbükü gerçek güzelliğini gösterdi.

Herkesin vinç kullanma tarzı da değişikti...

Tarzları tartışmadık!

Dönüşte Gemi kayasını hemen tanıdık...

ve iskelemizdeki Paşa Limanı'na girdik.

Her kaptanın dümen tutma (ve giyim) tarzı da değişikti...

Otomobil sektöründe çalışanlarda belli bir 'yönelme' hissediliyordu...

Gözümüzü ufuktan hiç ayırmadık.

Yazgan ailesi ikinci seyirlerinde artık 'olayı kapmış'lardı.

Aramızdaki modacılar, pardon, 'Yesa'cılar da keyifliydi,

, modacı, pardon, 'Yesa'cı olmayanlar da keyifliydi.

Ralli herhalde en çok Anıl kaptanı yormuştu ama mürettebat ufuktan gözünü ayırmamayı artık öğrenmişti.

Denizli'de mantarları yediğimizde yorgunluk unutulmuş, neredeyse yeni bir ralliye hazır duruma gelmiştik...
yelkenli.com
Ana Sayfa
Şeker Rallisi