yelkenli.com
Rallileri
Likya Rallisi: Resimli Öykü

Marmaris'e varacağımıza inancımız yitmek üzereyken, Ankara'dan çıktıktan 12 saat sonra, Denizli'nin bir köyünde yaptığımız kahvaltı iyi gelmişti...

Marmaris'e yaklaştıkta keyifler de yerine geliyordu... 17. saat...

Deniz üzerinde olmak her şeye değerdi.

Ertesi sabah seyre başladık...

İkinci gün Ağa Limanı'ndan vira ettik.

Bizden başka seyir yapan tek tekne 2004 Irak savaşı öncesi talim yapmakta olan bu fırkateyndi!

Taşyaka'ya tırmanınca Likya'lı kralların zevklerini bir kez daha takdir ettik. Bu manzara için ölünürdü!

Bedri Rahmi Eyüpoğlu da sanatıyla taçlandırmak üzere bu koyu seçmişti.

Denizle daha içiçe olmayı tercih edenler de vardı! Anıl'ın 13 Şubat'ta teknesinden denize düşüşü bunu kanıtladı!

Kaleköy'e doğru yola çıkanlar da mutluydu, kalanlar da...

Kaleköy'e varamadık ama tepedeki manzara tırmandığımıza değmişti.

Bu koydaki kuytuya iki tekne sığdık!

Pandora'da seyir sırasında ciddiydik!

Bona Dea'da da seyir sırasında ciddiydik. Hem de temkinli!

En azından bazılarımız...

Çalkantılı denizlerde Kalkan'a rota tuttuk.

Teknelerimiz bazen dalga çukurlarında görünmez oluyordu...

Kalkan'a gitmekten vazgeçtik.

Dönüşte uğradığımız Ködürümsü Koyu'nda vadi içinden esen rüzgarı görünce koydan hemen çıktık.

Yelken yapmak yeni evliler için daha da keyifli oluyordu. Bir de bota bir yer bulabilseydik...

Eski evliler ise dümeni güvenli ellere teslim etmiş, huzur içinde uyuyorlardı.

Özlem, dillere destan dümenciliğini bir kez daha göstermek için güç topluyor olsa gerekti...

Diğer tekneyi izlerken yelkenin güzelliğini daha iyi duyumsuyorduk.

Fotoğraf makineleri bu coşkuyu yakalamakta yetersiz kalabiliyorlar...

Galiba en sevdiğimiz zamanlar akşama doğruydu. Hele güneşli günlerde...

Güneşsiz günlerin akşamları biraz daha efkarlıydık...

Fakat güneş en güzel Göcek'te batıyordu herhalde...

Güneşin o günkü son ışıkları en güzele vuruyordu, yelkenlere...

Denizin sonsuzluğuna yansıyordu o güzelin aksi...

Göcek koylarında çifte kumrular gibi dolaştık.

Hem de botla!

Ya da elde vinç kolu ile!

İçmeler'den ayrıldığımızda (kurtulduğumuzda) yüzümüz aydınlanmıştı.
yelkenli.com
Ana Sayfa
Likya Rallisi